Üniversite Hazırlığın Aynı Zamanda Kariyer Hazırlığındır

Üniversite hazırlık sistemimizde derslerin, sınav uygulamaları, testler, etütler en doğru üniversiteyi kazanman için. Peki, üniversite yaşantının amacı nedir? Bu sorunun en kısa yanıtı ‘kariyer’dir. Kariyer planlamanı yaparken Dünya’nın her yerinde çözüm bekleyen şu sorunları bilirsen kendine gelecekte sağlam bir yer edinebilir, başarılı bir kariyer tasarlayabilirsin. Aşağıdaki tablodaki her başlık kariyer hedeflerine yön verecek problemlerdir. Bu ara tatilde hem kendi hem Dünya’nın geleceğini düşünerek ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini’ araştırman seni farklı kılacaktır. Senin için kaleme aldığım bu blog yazısı bir mektup. Belki üzerinde senin adının yazdığı bir zarfta sana ulaşmadı ancak sana yazıldığına emin ol ve lütfen oku. Çünkü bilgi çağında olmamıza rağmen bir okuma çağında olduğumuz söylenemez. Bilgi çoğaldı ancak bilgelik çoğaldı mı? Dünya’nın sorunlarına bakınca sorunlara çözüm bulacak bilgeliğin yeterli olmadığını görebiliriz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Senin Süper Gücün

Senin yaşlarında bir gence sordum. “Eğer bir süper gücü seçmek isteseydin ne olurdu? Mesela görünmez olmak mı yoksa uçabilmek mi?” Genç arkadaşım cevap verdi: “Ben her şeyi çabucak öğrenebilmek isterdim.” Aldığım yanıt beni şaşırttı ve harika bir süper güç türünü fark ettirdiği için bu gence teşekkür ettim. Bu yanıt beni heyecanlandırdı ve düşündürdü. Her birimiz gerçekte bu süper güçle dünyaya geliyoruz. Yürümeyi, konuşmayı, bisiklete binmeyi, okumayı, işler yapmayı hep öğreniyoruz. Çabucak olmuyor belki ama kafaya koyduğumuz şeyi emek verdikçe öğreniyoruz. Ve sen bugüne kadarki yaşam serüveninde çokça tanık olmuşsundur; yetişkinlerin çok azı bu süper gücü kullanıyor. Yetişkinlerin genelde aynı kalıyor, öğrenmeyi bıraktıkları için kendini geliştirmiyor. O kurgusal filmlerde, Harry Potter ve arkadaşlarının doğuştan getirdiği sihirli yeteneklerini kullanmayı öğrendiği Hogwarts okulundaki eğitim gibi senin de lisemizde ‘öğrenmeyi öğrendiğin’ yaşantın olsun. 


Hedeflerini Gözden Kaçırma

Bir düşünelim. Yaydan atılan ok mu hedefe varıyor, yoksa hedef mi oku çekiyor? Ok yayından çıkmasa, hedef ona yön olmasa birbirlerine varabilirler miydi? Sen yayda bir ok olsan, gözüne kestirdiğin bir yer de var… Ancak yay gergin değil. Ok gider mi? Gitmez. Peki, yine yayda bir oksun, yay gergin ancak belirli bir hedefin yok. Okun yaydan çıkıp düşeceği yer hedef midir? Değildir, okun hızı azalınca ya bir yere saplanır ya da öylece düşer. Bu sorular da nereden çıktı? Mesele şu ki okun aldığı yol ve okun hızı üniversiteye hazırlıkta gösterdiğin çabayı simgeler. Hedef ise yerleşmek istediğin, tercih listende yer vereceğin okullar için gerekli puanı gösterir.

İnanç

İnanç, istek ve hedeflerimiz için bizim ayakta durmamızı sağlar. Büyük savaşları kazanan muzaffer komutanlar, yaşamı güzelleştirmek için buluşlar yapan bilim insanları, yeni yıldızlar keşfeden kâşifler ilk önce inandılar. İnandıkları şeyler onları cesur, azimli, yılmaz insanlar yapmıştı. Yazar Ahmet Şerif İzgören der ki: “İnanç, görünmeyene inanmaktır. Eğer görünmeyene inanıyorsanız başkalarının görmediklerini görebilirsiniz”. İşgal altındaki İstanbul’dan ayrılan komutanlardan sadece birisi “Geldikleri gibi giderler” cümlesini kurdu, diğerlerinin göremediğini o görmüştü. O inanmıştı. İnsanlık tarihi boyunca insanlar uçmayı hayal etmişti. Ama birileri hayal etmekten fazlasını yapıp inançla denemiş denemiş ve nihayet uçabilmişti. Pek çoğu “buradan ötesi yok” deyip vazgeçmişti. Ancak bazıları inanarak “devam etmeli!” diyerek yeni yerlere varmıştı.

Bora Serhat Çelik